Batman’da yaşlı ve engellilere yönelik özel bir bakım merkezinde işkence ve istismar zinciri iddiası TBMM’ye taşınırken Mersin’de ki sağlık emekçileri vahim iddialara tepki gösterdi. Sağlık emekçileri sosyal hizmetlerin kar odaklı sektörleşmeye gitmesini eleştirdi.
Haber Merkezi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi, Özel Batman Şifa Bakım Merkezine ilişkin ihmal, işkence, istismar iddialarına ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Yaşanan vahim tabloyu Meclis gündemine taşıyan soru önergesinde, devletin koruması altındaki dezavantajlı bireylerin maruz kaldığı vahşetin ve idari ihmaller zincirinin açığa çıkarılmasını istedi. Ayrıca DEM Parti'nin, Batman'daki işkence ve istismar iddialarını araştırma önergesi de AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
YAŞANANLARA MERSİN’DEN TEPKİ
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri (SES) Mersin Şubesi de, yaptığı yazılı açıklama ile özel bakım merkezlerinin ticarethaneye dönüşmesi ve sağlıkta olduğu gibi sosyal hizmetlerin de kar odaklı ve hızlı bir şekilde sektörleşmeye gidilmesini eleştirdi.
SES Mersin Şube Eş Başkanı Zeki Sinan Doğan, Batman’da Özel Şifa Bakım Merkezinde engelli bireylere yönelik sistematik şiddet, cinsel istismar ve şüpheli ölümler ile ilgili soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Başkan Doğan, “Kamuoyuna yansıyan iddialara göre tedavi ve rehabilite etmesi gereken bir kurumda, bünyesinde bulunanları sosyal açıdan desteklenmesi gereken bakıma muhtaç insanlara işkence, kötü muamele, taciz, tecavüz, kasten ölüme sebebiyet verme vb. birçok kötü uygulama gerçekleştirmiştir.
Daha önce şikayetler olmasına rağmen işlem başlatılmamış, şikayetler göz ardı edilerek olay örtbas edilmeye çalışılmıştır. Gizlik yasağı kalktıktan sonra kamuoyuna yansıyan görüntü ve bilgiler, iddiaları da gölgede bırakacak niteliktedir. İddiaların vahameti ailelerin yaptığı başvurular sonrası artmakta, soruşturmanın daha derinlikli kapsamlı bir şekilde yürütülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
“YATILI ÖZEL KURULUŞLARDA AKIL ALMAZ, İNSANLIK ONURU İLE BAĞDAŞMAYACAK OLAYLARA TANIK OLUYORUZ”
Son yıllarda özellikle engelli ve yaşlı bakım hizmeti veren yatılı özel kuruluşlarda akıl almaz, insanlık onuru ile bağdaşmayacak olaylara tanık olduk. Normal bir ülkede infial yaratacak, toplumu derinden sarsacak bu olaylardan bazıları metropollerde bazıları da daha küçük şehirlerdeki bakım merkezlerinde yaşandı. Aile ve Sosyal Hizmetleri Bakanlığı aile yılı, aile on yılı, doğurganlık hızı, evlenme teşvikleri, sosyal medya kampanyaları ile ilgilenirken toplumun en kırılgan grupları insanlık onuruyla bağdaşmayacak şekilde örselendi. Personel yetersizliğinin, düşük ücret ve yüksek iş yükünün, kar baskısının çok yoğun fakat aile katılımının sınırlı olduğu bu kuruluşlarda, bakım alanların özel durumundan fırsat bulan vicdansızlığın denetlememesi sonucunda tanık olduğumuz olayları anımsayalım. İstanbul Beylikdüzü’nde özel bakım merkezinde otizmli çocuklara, Eskişehir de engelli bireylere, Büyükçekmece’de yaşlılara yönelen şiddet ve kötü muamele, Niğde Engelsiz Yaşam Merkezinde 9 yaşındaki epilepsi hastası Mustafa Çelik’ in hayatını kaybetmesi. Bir çocuğun ölümüne yol açana kadar süren sistematik şiddet, kötü muamele nasıl görülmedi? Nasıl gizlendi? Kim, neden gizledi? Tam da sorulması gereken soru aslında bu?” dedi.
YAŞANANLARIN NEDENİ; KAR ODAKLI SEKTÖRLEŞME
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bünyesindeki bu özel bakım merkezlerinin ticarethaneye dönüşmesi ve sağlıkta olduğu gibi sosyal hizmetlerin de kar odaklı ve hızlı bir şekilde sektörleşmeye gidilmesinden kaynaklandığını söyleyen Doğan, bazı tablolar ile bu durumu ayrıntılı ele aldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2024 yılı istatistiklerinden alınan verilere göre kamu ve özel sektörde engelli bakım ve rehabilitasyon merkezi kuruluş sayısı ve bakılan engelli kişi sayıları karşılaştırıldığında; kamuda 2012 yılında 80 olan kuruluş sayısının 2024 yılı temmuz ayında 106’ya çıktığını söyleyen Zeki Sinan Doğan, özel sektörde ise 148 olan kuruluş sayısının 315’e yükseldiğini aktardı.
“2012-2024 yılları arasında yatılı engelli bakım ve rehabilitasyon merkezi kuruluş sayısı artış oranı kamuda yüzde 34, özel sektörde yüzde 112 olmuştur” diyen Başkan Doğan, “2012-2024 yılları arasında kamu engelli bakım ve rehabilitasyon merkezi kuruluşlarında bakılan engelli kişi sayısı artış oranı yüzde 34, özel sektörde %211 olmuştur. Aile ve Sosyal Hizmetlerde 2012 yılında personel sayısı istatistiklerine ulaşılamadığından 2021-2024 yılları arasında istihdam türlerine göre çalışan sayıları karşılaştırmasında toplam çalışan sayısın yüzde14 arttığı, özel hizmet alımı oranın ise yüzde 153 arttığı görülecektir. Bu tablolarda ve Bakanlığın hiçbir istatistik verisinde bu hizmetlerin niteliğine dair bir bilgi, gösterge ise görülemeyecektir.
SOSYAL HİZMETLERİN SERMAYENİN İNSAFINA DEVLET ELİYLE TERK EDİLMESİ SONUCU…
Bu tablolar; sosyal hizmetlerin de tıpkı sağlıkta olduğu gibi sermayenin insafına devlet eliyle terk edilmesi sonucunda insanlık onuruyla bağdaşmayacak olayların sıklıkla yaşanma nedenlerinin göstergesidir. Nasıl ki hızla artan özel hastanelerin yatak payları artarken, yoğun bakımlarda çocuklar para için nasıl ölüme terk ediliyorsa, bakım merkezlerinde de bakım ve tedavi gören engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlar aynı şekilde kötü muameleye, işkenceye, tacize, tecavüze maruz bırakılarak ölümlerine seyirci kalınmaktadır. Devlet eliyle asgari bir tutarla yapılacak işlemler özel sektöre devasa rakamlarla peşkeş çekiliyor, iktidara yakın sermaye sahipleri kollanarak devlet kaynakları pervasızca talan edilmektedir. Kamu zararının ise hesabı sorulmadığı gibi kimse hesap da vermemektedir.
“VAHİM OLAYLARIN HİÇBİRİ MÜNFERİT DEĞİLDİR”
Batman’da daha önce de başka kurumlarda yaşanan vahim olayların hiçbiri münferit değildir. İnsanlıktan nasibini almamış birkaç kişinin gerçekleştirdiği vicdansızlığa indirgenecek olaylar silsilesi değil de; bir ülkenin ahlaki, kültürel ve toplumsal değerlerinin, gelişmişlik düzeyinin ve devlet yapısının aynası olarak değerlendirilmesi gereken olaylardır hepsi.
Batman Şifa Bakım Merkezi için gizlik kararı kalkmış olmasına rağmen yayın yasağı devam etmektedir. Yaşadığının ne olduğunu bile anlayamayacak, delil üretemeyecek, şikâyet edemeyecek kırılgan grupların yaşadıklarını kamuoyundan gizlemeye çalışmak için hızla gizlilik kararı alanlara, yayın yasağı getirenlere buradan bir kez daha sesleniyoruz. Yarattığınız sistemin her yeri çürüyor, her yerinden irin akıyor. Gizlilik kararınız, örtbas etme çabanız Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın daha önceki olaylardaki ve bu olayda ki sorumluluğunu ortadan kaldıramayacaktır.
Bu olayda sorumluluğu olan asil failler yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır. Hepsinden önemlisi bu olayların yaşanmaması için acilen önlem alınmalıdır.
Engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek, insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmeyi amaçlayan Engelli Hakları Sözleşmesi ülkemizin imza attığı bir sözleşmedir. BM sözleşmelerini onaylayan Devletler, söz konusu sözleşmenin uygulanmasını sağlamakla yükümlüdür. Sözleşmeyi imzalayan her devlet dört yılda bir engelli hakları konusunda rapor vermekle yükümlüdür. Bu yaşanan olaylar ihlal olarak rapordalar da yer almalıdır.
“HABERSİZ DENETİMLER ARTIRILMALI, TÜM ALANLARDA ORTAK KAYIT SİSTEMİ KURULMALI”
İktidar eliyle özel sektöre peşkeş çekilen tüm kamusal hizmetlerin üretildiği kurumlar uygun şartlar oluşturularak ücretsiz, nitelikli, anadilde hizmet veren kurumlara dönüştürülmelidir. Bu dönüşümü gerçekleştirene kadar bu tür olayların yaşanmaması için birçok ülkede uygulanan aşağıdaki önlemleri kamuoyuna sunarız.
Habersiz denetimler artırılmalı, tüm alanlarda ortak kayıt sistemi kurulmalı, çalışanlar için zorunlu psikolojik değerlendirme yapılmalı, ailelerin çevrimiçi bakım takip sistemine erişebilmesi sağlanmalı, bakım çalışanlarına lisans ve periyodik sertifikasyon zorunluluğu getirilmeli, kurum bazında şikayet ve ihlal istatistikleri kamuya açıklanmalı, büyük yatılı kurumlar yerine toplum temelli desteklerin geliştirilmesi sağlanmalı, personel/engelli oranı için yasal standartların belirlenmeli ve standartlar yükseltilmeli, engelli hakları örgütleri denetim süreçlerine dahil edilmeli, kamu kaynakları hiçbir şekilde (teşvik, hizmet satın alma vb.) özel sosyal hizmet kurumlarına aktarılmamalıdır.
“EŞİT MUAMELE SAĞLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İHLAL EDEN ÖZEL SEKTÖR KURUMLARI KAPATILMALI”
Engelli bireylere karşı her türlü sömürü, şiddet ve istismarı önleyecek tedbirleri almayan ve eşit muamele sağlama yükümlülüğünü ihlal eden özel sektör kurumları kapatılmalıdır. Engelli bakım ve rehabilitasyon merkezleri, nufüs projeksiyonları dikkate alınarak, bireyleri toplumdan izole etmek yerine topluma dahil edecek ve temel insan haklarına uygun, bağımsız bir yaşam sunan evrensel standartlardaki sayı ve niteliğe ulaştırılmalı, Yeterli sayıda ve güvenceli istihdam yöntemleriyle meslek elemanları istihdam edilmeli, aynı zamanda hak savunuculuğu yapabilen bu eğitimli ve uzman kadrolarla tüm kuruluşlar nitelikli, hak temelli sosyal hizmetlerin verildiği örnek kurumlar haline getirilmelidir.
Engelli kişilerin onurlarına saygı gösterilmesinin, garanti altına alınmasını sağlamak için SES çıkaramayanlara SES olmak zorundayız” diye konuştu.
